|
|
 |
« : 26 Nisan 2008, 14:04:39 » |
|
Hep düşünmüşümdür, dünyanın ahvalini ve düzenini, neden diyeceksiniz? Akan oluk, oluk kana rağmen, bazen tüm dünyanın seyirci kalışını ibretle izler, böyle olmaz deyip kendi kendimi yer bitiririm.Dualar ederim, Yüce Rabbim nedir bu zulüm, nedir bu insanların yaptıkları ve biribirlerine olan düşmanlıkları ve birbirleriyle alıp vermedikleri diye.İnsanlar, nedense insan olmak için asla, dünyaya geldikleri zamandan, bugüne kadar yeterli donanıma sahip olup, düşünselliklerini, barış ve kardeşlik ve güzel bir yaşamı paylaşma unsuru üzerinde yoğunlaştıramadılar.Bunu bazen yapacağım veya yapıyorum zannederek, bazı doktrinleri öne sürüp bu tezleri zaman zaman hayata geçirseler de, nedense ağızlarda sakız olan barış, kardeşlik ve ortak yaşam nidaları bir türlü, hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmemiştir. Hep insanoğlu, sen kırmızısın, ben beyaz, sen mavisin, ben yeşilim gibi ayrılık bahanelerine sığınarak nice canlar yakılmış, milyonlarca insan adeta dünyada katledilmiştir.Bunu şu yaptı ve şu haklıydı , bu haklıydı girdabına girip haklıyı ve haksızı ayırmak peşinde değilim.Bu hepimizin ortak bir sorunudur.İnsan, her yerde aynıdır, siyahi, beyazı,esmeri, sarısı olmaz.Olursa eğer, bunu böyle ayırt edenler varsa, önce kendi insanlıkları üzerinde muhakeme etmeleri gerekir. Düşünmek fonksiyonu üzerinde ahkam kesenler, insanın birlikte nasıl mutlu yaşayabileceği sorunu üzerinde yoğunlaşsalar,bunca çocuklar ölmez, bunca analar bağırlarına taş basıp ağlamaz, bunca bombalar imal edilmez, bunca tabiat ve nebatat heba edilmezdi belki.Ama nerde bizde o düşünce.İnsanoğlu hep bir benlik peşinde, kendi enesi ve kendi hükümdarlığını ilan edip, ben varım, ben ne dersem o olur, ben yerim, ben içerim, ben,ben,ben,ben peşinde. Bu benlik ile insanoğlu; yavaş, yavaş kendini, göz göre göre, adeta yok etme peşinde......
|